KÜLTÜR SANAT

Anılarda Kazım Koyuncu….

Fatih Sultan Kar’dan Kazım Koyuncu anıları.

Albüm çalışmalarını ve film müziklerini sahibi olduğu Stüdyo Zb ( Zuğaşi Berepe)’de yapıyordu. Stüdyo ZB tarihi çalıştığım Tünel Binası ile Galata Mevlevihanesi’nin hemen yakınındaydı. Stüdyonun bulunduğu Beyoğlu’nda, İstiklal Caddesi’nde bulunan müzik marketleri hep onun müziğini çalıyor, tulum, kemence kırla gidiyordu. Memleket özlemi bende tavan yaptığı bir esnada tanıştık.

 

O BANA İLAÇ GİBİ GELMİŞTİ

Ömrünün yirmi yedi yılını bir fiil Rize’de geçirmiş, iş ve geçim mücadelesi için İstanbul’a geçmiştim. Anlatılmaz bir hasret içinde iken Kazım bu hasretime su serpmişti. İlerleyen günlerde konserleri, internet sitesi ve sağlam duruşu ile hayatımızın vazgeçilmezi oldu. Gurbette memleket, İstiklal Caddesi’nde biz idi o. Hastalığından kısa bir süre önce Yakup Ali Turan ve Filiz Acar arkadaşımla birlikte onunla söyleşi yapmıştık.

 

ARAYA KANSER GİRDİ

Kazım Koyuncu ile sohbetimizin sonunda yazıyı fotoğraflarla süslemek istediğimizi belirttik. Bize, bir hafta sonra gitarıyla nostaljik tramvayda poz verebileceğini söyledi. “Ben de daha fiyakalı giyinirim” demişti. Sözleştiğimiz tarihte kendisini aradığımızda; hasta olduğunu söyledi. Karadeniz ve Trabzonspor sevdalısı genç sanatçı ne yazık ki kanserdi. 25 Haziran 2005’de de aramızdan ayrıldı. Binlerce seveni kendisini İstanbul’dan Hopa’ya uğurladı. İstiklal Caddesi karşılaşmalarımız, şakalaşmalarımız ve yaptığımız bu söyleşi de belleğimizde hoş bir seda olarak kaldı.

 

HOPA’YA GİTMEK İSTİYORUM

Çernobil olayında duyarsız davranan dönemin yetkilileri için Sultanahmet Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunanların arasındaydı. Karadeniz’de artan kanser vakalarına dikkat çekilerek kendisine sorulan “Ailenizde kanserli var mı” sorusuna bir yıl sonra “Ben” diye cevap veriyordu, O gün kendisiyle uzunu uzun Karadeniz’i konuşmuştuk O yaşamı süresince haksızlıkların ve yanlışlıkların karşısında olmuştu. Amerikan Hastanesinde bir ziyaretinde “Hopa’ya gitmek istiyorum”, diyordu. Hopa derken boğazının düğümlendiğini hissediyordum. Şehnaz Yaygel, Aytekin Akay ve ben ona “seni iyi gördük”, derken gerçekler de bizi endişelere itiyordu. Futboldan konu açılınca “her ne kadar Rizesporlu olsan da içindeki Karadeniz sevgisini biliyorum” derdi. Sahnelerin hırçın çocuğu sakinleşmişti. Ve artık Kazım yok Karadeniz’in bizim sorunlarımızı dile getiren hırçın çocuğu aramızdan ayrılmıştı. Bulutların üstünde onunla buluşacağız Nereden sözü kestiysek Oradan başlayacağız..

 

Fatih Sultan KAR / İST. (ankarakenthaber.com)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu